Yollardan…

19 şubat günü Goa’ya varabildim. Varabildim diyorum çünkü Mumbai’de Goa uçağını elimde olmayan sebeplerden dolayı kaçırmıştım. Uçak geç inmişti ve çantam 1 saat sonra bana ulaşmıştı. Neyseki bana hemen yeni uçak bileti ayarladılar ama 7 saat sonrasına. Yapıcak pekde birşey yoktu. Sonrasında Goa’daydım. 10 günlük bir fotoğraf çekimim vardı. Yoga elbiselerini çekicektim. Yoğun ama bir okadar sakin geçen çekimlerden sonra herkes mutluydu. Çekimler çok iyi geçmişti ve ben artık yola çıkabilirdim. İlk rotam Gokarna idi. Gokarna benim için özel biryerdi. Geçen sene açmış olduğum sergide Gokarna’ya ait 8-9 fotoğraf vardı. İçlerinde 1 tanesi çok özeldi. Engelli bir çocuğun fotoğrafını çekip onuda sergide sunmuştum ve hatta satmıştım. O fotoğrafı birisinin satın alması beni çok duygulandırmıştı. Hemen ertesi gün web sitemde o çocuğun fotoğraflarını satın alanların parasını o çocuğa gidip vericeğimi yayınladım. Yayınladım ama Hindistan’a ne zaman giderim, gitsem bile o çocuğu bulabilirmiyim bilmiyordum. Ama her halikarda o parayı biryere bagışlıyabilirdim. Sonrasında o fotoğraftan 2 adet sattım ve hayat beni birşekilde Hindistan’a getirdi. Şimdi tam zamanıydı. Gokarna ters yöndeydi ama oraya gidip çocuğu aramaya kesinlikle değerdi. Gokarna’ya 2 gün ayırdım. İlk geceyi kuddle beach’de geçirdikten sonra ertesi gün Gokarna çarşısına yola koyuldum. Yolda hep aklımda onu bulabilecekmiyim soruları yankılanıyordu. Geçen sene onla nerde karşılaştığımı biliyordum. İlk bakıcağım yer orası olucaktı. Bir hedefe adım adım daha yaklaşıyor gibi hissediyordum. Çarşıda bir süre yürüdükten sonra işte karşımdaki yoldan sola döndüğümde o orda olabilirdi. Umuyordum ki orda olucaktı. Heyecandan tüylerim diken diken olmuştu bile. Sokağa girdim ve oturduğu yere baktım yoktu. Bir anlık hayal kırıklığı yaşarken birden onu yolun karşısında bir sandelyede otururken gördüm ve hemen yanına gidip dizlerimi çöküp karşısına oturdum. Beni görünce gülümsemeye başladı. Beni hatırlıyabildiğinimi sordum ve başını salladı. O an işte benim için inanılmazdı. Arkasından babasını sordum ve babası yanıma geldi. Durumu anlattım. Sergide fotoğrafını sattığımı söyledim ve buraya parasını vermeye geldiğimi anlattım. Çocuğun babası sürekli kafasını sallıyordu. Pek emin değildim beni anlayıp anlamadığından. Bana göre beni anlamamıştı. Yanıma iui ingilizce bilen başka bir adam geldi. Durumu ona  anlattım ve oda onlara tercüme etti. Sonunda beni anlamışlardı. Bana şaşkınlıkla bakıyorlardı. Şimdi gidip sonra geliceğimi söyledim. Arkasından birşeyler yemeğe gittim ve çucuğun parasını hazırladım. Tekrar yanlarına döndüm ve çocuğun parasını verip üstümdeki yükden kurtulmak istiyordum. Yanına oturdum ve onunla biraz konuştum. Biranda etrafımıza 20-30 hintli doluştu. Bizi izliyorlardı. Herkes pür dikkat bana bakıyordu. Cebimden parayı çıkarıp onun ellerine doğru uzattım. Biryandan da insanlar birbirleriyle konuşup bu olayı birbirlerine anlatıyorlardı. Çocuğun parasını verdikten sonra ben şimdi gidiyorum ama yarın uğrarım diye ayağa kalktım. Ayağa kalkınca biranda bütün hintliler üstüme doğru hamle yaptı. Herkes bana sarılıyor ve gözlerime bakıyorlardı. Birtanesi zorla elimi öptü. Uzun bir süre biri gelip sarılıyor arkasından öteki geliyor sarılmalar devam ediyor. O anki hissetiklerimi ne anlatabilirim nede yazabilirim. Ağlamak üzereydim ama hemen kaçtım. Sonrasında inanılmaz bir hafifleme ve doğru olanı yapmış olmanın keyfi içinde yüzüyordum. 1 gece daha Gokarna’da kaldım ve ertesi gün tabiki yanlarına uğradım. O insanların bana bakışlarını görmelisiniz. O gülücükler herşeye bedeldi. Çantamı onlara emanet ettim ve birsüre Gokarna’da dolaştıkdan sonra çantamı almaya yanlarına gittim. Telefon numaralarımızı degiştirdik. Beni aramak istediğini söyledi. Bende ona onu arıyacağıma söz verdim. Artık nerde oturduklarınıda biliyordum ve en önemlisi telefonlarıda vardı artık bende. Yola çıkmalıydım artık.

 

 

Gokarna’dan ayrıldıktan sonra tren ile Goa’ya geri dönüp tren istasyonuna en yakın otelde 1 gece geçirdikten sonra Mumbai trenine bindim. 12 saat sonra Mumbai’ye ulaştım. 2 gece Mumbai’de kaldıktan sonra bu gece saat 21:00 da Ajmeer trenine binip yarın Pushkar’da olmak istiyorum. 19 saatlik bir tren yolculuğu beni bekliyor. Bu seyehatimdeki en önemli görmem gereken olay 16 mart’da Dalai Lama’nın Dharmasala’da öğreti vermesi olucak. Ve bende orda olucağım. Dalai Lama’yı görmek için yollardayım. Yine müthiş bir serüven ve yine müthiş bir hedef. Tarihe tanıklık olmak çok güzel olacak. Dalai Lama’nın öğretisine katılmak ve ona yaklaşabildiğim kadar yaklaşmak istiyorum. Bakalım yollar ve serüven ne getirecek.

Şimdilik benden bu kadar.

Sevgilerimle

Yollardan…….

Comments (1)

İnanılmaz güzellikte bir öykü ve macera. Hem özverili davranışını, hem de yaşadıklarını keyifle izliyorum

Leave a comment