Varkala – Kanyakumari – Kovalam

En son Hugging mother aşramından çıkıp 3 saat ile tekne ile Kollam’a varıp orda bir gece konaklıyayıp ertesi sabah Hindistan’ın en güney ucu olan Kanyakumari’ye gidip 4 ay süren yolculuğumun sonunda atmam gereken taşı denize atmaya gidecektim ki bir baktım Varkala sahilinde 3 gece konaklamışım:) Kollam’da bir gece bile kalmıyayıp ilk otobüs ile Varkala’ya geçtim. Varkala bayağı bir turistik bir sahil olmasına rağmen sezon sonu olması nedeniyle sessiz ve sakindi. Yani benim hoşuma gitti. Biraz daha zamanım da vardı bende biraz takılayım dedim. 3. gecenin sabahı süpriz bir şekilde Kanyakumari’ye tren bileti bulup yönümü güneye doğru verdim. Biliyorsunuz Kanyakumari benim için özel biryer. Nepalin en kuzeyi Everest’den başladığım serüvenimi, Hindistan’ın en güneyi olan Kanyakumari’de sonlandırmak benim için bir hedef idi. 7000 km’ye yakın yol katedip Kanyakumariye ulaşıp denize bir taş atmak……….

Tren’de ilerleriken inanın kanyakumari’ye kadar tüylerim diken diken idi. Şuan bunları yazar iken bile tüylerim diken diken. O denizi gördüğümde işte Everest’e ulaştığımda yaşadığım hisleri tekrardan yaşadım. Kanyakumari’ye ulaşmak benim için Everest’e ulaşmak kadar önemli idi. Aynı duyguları da hisettim! Bütün yolculuğum önümden filim şeridi gibi geçiyordu. Gözlerim doldu ve hüngür hüngür ağlamak istedim ama tuttum kendimi. Bir serüven yaşamıştım. 7000 km’ye yakın bir yol. Hemen hemen 120 gündür yollardaydım. Nerde yattığım nerde kalktığım belli değil , Ertesi gün hangi yöne doğru gideceğimi bilmeden yavaş yavaş hedefe yaklaşmak. Ve sonunda işte ordaydım. Taş topladım. Çok heyecanlıydım. Denize o taşı atana kadar bu serüven bitmiyecekti. Taşı Kanyakumari’ye vardığım gün atmadım. Önce biraz ortamı sindirmek istedim. Ertesi gün olduğunda sabah güneş doğmadan uyanmıştım. Hemen kendimi dışarı atıp o doğucak güneşi izlemeliydim. Çünkü benim için doğucaktı o güneş. Onu selamlamadan güne başlıyabilirmiydim? Hayır başlıyamazdım tabikide. Hayatımın en güzel güneşi karşımdan doğuyordu. Duygularım mı ? Anlatamam………..!

Sonra sıra taş toplamaya geldi. Ben heyecan ile taşları seçeriken biryandan taşı atıcağım noktayı bulmaya çalışıyordum. Taş’lar hazır idi. Yerimi aldım ve atıcağım ilk taş benim içindi. O taşı attığımda ne olucaktı? İnanın bende bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki o taş ile birlikte birçok şey o denize gidecekti. Veeeeeeeeee o taşı attım:)  Bütün yolculuğumdaki acı,tatlı,sevgi,nefret herşey o an benimle idi. Ve herşey uçup o taş ile birlikte gitti. Bir serüven orda noktalanmış oldu. Ama aslında daha önemli olan neydi biliyormusunuz? Asıl bundan sonra evime dönerek bambaşka bir serüvenimin başlaması. Herşey bence bundan sonra başlıyacak. Nasıl ve ne yönde bilmiyorum. Bendeki degişimi henüz göremiyorum. Bunu en kısa zamanda evime ulaştıkdan sonra zaman içerisinde göreceğim ve göreceksiniz. Ama sadece öyle bir his varkı içimde, bundan sonraki herşeyin o kadar farklı olacağı ve açıların zaten degiştiğidir. Yazmaya devam ediceğim. Burdan sizlere birşekilde anlatmaya çalışacagım:) Bu arada sakallarımıda kesip o denize bıraktım:) Yarın sabah 08:45 de uçağım İstanbul’a hareket ediyor. 3 gece İstanbul’da kalmayı düşünüyorum. Beni görmek istiyen İstanbul’daki dostlarımla uygun bir mekanda buluşmayı düşünüyorum haberiniz olsun 🙂

Şuan Kovalam sahilindeyim. Buraya dün geldim. Yarın sabah yola çıkıyorum. Burası çok güzel ama evimi çoooooook özledim. İzmir’imi çoook özledim. Burada herşey güzel ama evim evim güzel evim 🙂 Geliyorum. Hayatımın yolculuğunu yaptım geliyorum. Çok güzel geliyorum , çok dolu geliyorum. Birsürü fotoğtaf birsürü hikaye ile geliyorum. Nerden ve nasıl başlıycam bilemiyorum. Karşınıza gelip susabilirim bile:) Sadece bir gülücük ,yetmezmi? Bence bazen yeter. Anladın sen 🙂

9 saat Dubai havalanında bir bekleyiş sürem var:) Pek sevmiyorum o havaalanını ama artık koşede biryerde yere uzanabilirim bu gezimden sonra 😉

 

 

Sevgi ile!!!

Tarık

Leave a comment