Tarık GÖK +7000 NEPAL – HİNDİSTAN FOTOĞRAF SERGİSİ VE PANEL (Photography Exhibition)

Himalayalar’dan kopan bir taşın 7000 km’lik öyküsü.

Ve işte sonunda serüvenimi sizler ile paylaşıcağım gün deliyor. Hepinizi 4 Ekim 2013 saat 18:30 da sergi ve panel kokteylime davet ediyorum. Sevgiler…

Neden? Bir düş, bir hayaldi çok uzaklara gitmek. İçimdeki seslerle başladı yolculuğum. Git git diyordu!! Bir nedeni olmalıydı tüm bunların; beni Hindistana çağıran içimdeki o sesin, o duygunun. Aramalı ve bulmalıydım. Görmeli, duymalı, hissetmeli ve yaşamın içine akmalıydım.

Çok uzaklarda dünyanın zirvesinde fotoğraflar çekmeli, kendimle baş başa kaldığım uzak topraklarda içimdeki git sesinin nedenini bulmalıydım. Güçlüğü, zorluğu ve bilinmezliği bol bir serüvendi bu…

Yaşadığım herşey ileride hayatımın içindeki yerini bulacak ve bana kattıklarıyla yeniden yapılanacaktım.

Ve benim serüvenim başladı…

Nasıl? Nasıl?? Kendimi bu serüvenin içerisinde düşündükçe heyecanım artıyordu. Kendime Hindistana vize almışken buldum. Kathmandu bileti elimdeyken artık yolculuğum başlamıştı. Benim için mükkemmel bir deneyim olacağına emindim. Zorlukları gözümü korkutmuyor değildi. Göze almalı ve bu zorlukların içindeki güzelikleri keşfetmeliydim…İnternetten tanıştığım dört yol arkadaşımla 9 Aralık 2012 de Kathmandu’da buluştuk..Hepimiz çok heycanlı ve endişeliydik. Konuştukça detayları netleştirdikçe birbirimize alıştık ve yol arkdaşlığımızın iyi olacağı hissiyle dolduk..10 ARALIK 2012 de sabahın ilk ışıklarıyla JIRİ ‘YE doğru yola çıktık..yol boyunca her rengi her açıyı ruhuma va fotograflarıma kaydetmek telaşı içindeydim. Yüzlerce kare fotoğraf, pek çok renk hepsi dans ediyordu gözlerimde ve ruhumda. Çoğu zaman yürüyerek, trenle, otobüs ve kısa mesafeli vapur ile gezdim bütün ülkeyi. Uzun yürüyüslerin sonunda yol arkadaşlarım ve ben Everest’e vardık. 14 gün sürdü yolculuğumuz. Uzun ve yorucu iklim koşulları zorladı hepimizi. Çok zor ama bir o kadar keyifli yolculukta soğuk rüzgarlar yüzüme vurup içime işlerken içimdeki ses işte bu… Yaşamının hayallerinin zirvesindesin diyordu.
Bir son…
Bir başlangıç gibi…
Gün ve gece gibi…
Sıcak ve soğuk,
Yaşam ve ölüm gibi………..
Ruhumun derinliklerindeki sırrı bulmak için çıtığım bu yolda; en zirvede Everets’te 5600 metredeydim. 21 gün boyunca 7000 kilometrenin hikayesini oluşturuyordum. Benim hikayem di bu.

Yollar boyunca insanlar gördüm, yüzünde acıyı barındıran; sevgiyi kucaklayan ve sefaletin içerisinde yaşam savaşı veren. Neşeli çocuklar gördüm yokluk ve sefaletle yoğurulmuş bilinmeze doğru bakan gözlerinin içinde mutluluğa ışık yakan. Yaşamlar akıyordu zamanın içinde.
Kahtmandu’ya indikten sonra 1 hafta dinlenip, Pokhara bölgesinde yol arkadaşlarımdan ayrıldım. Hindistan sınırından geçip Varanisi’ye tek başıma yol katederek yolcculuğuma devam ettim.
Ulaşmam gereken bir hedefim daha vardı. Kanyakumari ye ulaşmak 3 okyanusun birleştiği noktaya Himalayalardan aldığım bir taşı sonsuzluğa bir parçamı yollar gibi atmak…
Sonsuzluk kucaklıyordu okyanusları, ruhumu ve hayellerimi.
Yol boyunca gözüm şenlikteydi sanki renkler cümbüş şeklinde yol alıyordu. Uçurumlar vardı gördüğüm her yaşamda, her insanda ve her renkte. Eksiksiz aktarmak istedim tüm bu gördüklerimi ve yaşadıklarımı.
Uzak bir coğrafyada bilmediğim yaşamların içine uzanı vermiştim soluksuz.
Renk cümbüşü, duygu fırtınaları, dans eden görüntüler ve festival gibi bir yolculuk yapmıştım. İçim içime sığmıyordu. Tüm dostlarıma, arkadaşlarıma beni tanıyan tanımayan herkese anlatmalı, göstermeliyim. Serüven bitmişti ama burda kalmamalıydı. Karar verdim paylaşmalıydım.
Ulaştığım her yerin ayak izleri olmalı.
Takip etmeli her bakan göz bu izleri.
Gittiğim yerlerin kokuları olmalı solunan havada.
Işık oyunları yapmalı görüntüler.
Loş ışıkta yanan mumlar eşlik etmeli her renge, her görüntüye.
Büyük fotoğraflar içine çekmeli seyredeni.
Küçük fotoğraflar gizlenmeli ışıkların ardına.
Uçurumlar yaşamalı, seyreden her ruh fotoğraflarımda.
Anlatmalıyım tüm yolculuk hikayemi.
Göz göze gelmeli dinliyenlerle, doya doya konuşmalıyım.
Hint Kurması sarmalı beni tek bir ışık altında.
Uzak yollarda başıma gelenler, gördüklerim , aldığım tatlar sorulmalı merakla.
İçkiler yudumlanmalı aynı masada sohpet eder gibi.
Uzak Hint müziği ruha işlemeli, herkesi içine çekmeli.
Ben konuşurken tek ışık altında arkamdan fotoğraflar geçmeli beni ve hikayemi anlatan.
Dost sohpetleri gibi olmalı biraz ordan, biraz burdan……..
*Hissetmeli
*Yaşamalı
*Sevmeli

Adres: 1476 sok. no.2/6GB Aksoy Residence 35220
Alsancak (Kıbrıs Şehitleri caddesi sonu)
Bilgi için 0532 661 03 81

Leave a comment