Otizm ile el ele 9300 km…

Gecen sene Everest ana kampından aldığım bir taşı 7000 km ve 4 ayda muhteşem bir serüven yaşıyarak Hindistan’ın en güney ucu ve 3 denizin birleştiği noktaya atmayı başarmıştım. Bu serüvenimde ise taşların hikayesi devam etsin diye İzmir’den alıcağım bir taşı Moskova’dan trene binerek 9300 km’lik sibirya ekspresi ile Vladivostok’a ulaşıp denize atıcağım. Bunu yapar iken neden yetiştiğimiz ülkemizden, kültürümüzden, canımızı yakan engellerden bir tanesinide birlikte götürmüyorum dedim. Anadolu Otizm Vakfı ile tanıştım ve oturup konuştuk. Ben varım dedim, onlar da bizde varız dediler. Beni Güzelbahce Anadolu Otizm Vakfı’nin kurmuş olduğu okuluna götürdüler ve 1 gün boyunca o çocuklar ile zaman geçirdim. Benim için çok önemli ve duygulu anlar idi. Sonrasında 7 otizimli çocuk ile Seferihisar’da bir kumsala gidip onlardan birer taş seçmesini istedim sahilden. Seçtikleri taşların üstlerine isimlerini yazarak bana verdiler. Bende emanetlerini aldım ve o taşları pasifike atıcağımın sözünü verdim. Anadolu Otizm Vakfı beni fahri temsilcileri olarak görevlendirdi. Onlara buradan teşekkürlerimi sunarım. Hatta facebookdan coçuklardan birinin ailesi benimle irtibata girip teşekkür  bile etti. Benim için o kadar gurur verici idi ki inanamassınız. İşte benim bu seferki serüvenim böyle başlıyor…

          Muhteşem geçen 5 günlük İstanbul durağından sonra şuan Moskova’dayım. Buraya geleli 2 gün oldu.Bu iki gün içerisinde etrafı dolaşıp çevreyi görme imkanım oldu. Mimari olarak inanılmaz beni etkileyen Moskova aslında beklediğimden sıcak. Yılbaşını burda geçireceğim. Muhtemelen Kızıl meydan olunması gereken yerlerden  biri. Herşey bu arada inanılmaz pahalı. Süpermakette 1 litre su bile 6,5 lira 🙂 Neyseki 2 gün sonra trenime biniyorum. 1 Ocak 2014 öğleninde trene biniyorum ve 4 Ocak 2014’e kadar inmiyorum. Sonra Baykal gölünde 3 gece geçirdikten sonra tekrar trene  biniyorum ve 10 Ocak 2014 de Vladivostok’a varıyorum.
Muhtemelen 11 Ocak’da taşları pasifike atıp akşamına Pekin’e uçacağım. Pekin’de 3 gece kaldıktan sonra sırasıyla Harbin, Chengdu ve ordan 3200 km’lik Tibet trenine binip Lhasa’ya geçiceğim. İnternetim olduğu sürece sizlere yazdıklarımı paylaşıp yollarda yaşadığım herşeyi bütün şeffaflığı ile sizler ile paylaşacağım.
Zannedersem Sibirya treninde internetim olmıyacak ama bol bol yazmış olucam. Baykal gölüne ulaşır ulaşmaz sizlere yollarda ve trenin içinde çektiğim fotoğrafları, yazılarımı paylaşıcağım.
       Yarın yoğun birgün olucak benim için. Klasik kırmızı ve iki katlı tur otobüsleri ile şehir tutum var 🙂 Sonrasında Metro turu ve tren için süpermarket alışverişi. Akşamına zaten yılbaşı eğlencesi. O yüzden yazmak için vaktim olucağını zannetmiyorum. Muhtemelen ilk yazımı 4 Ocak’da okuyabileceksiniz. Ben şimdiden hepinizin yeni yılını kutluyorum. 2014 umarım artık sevgi yılı olur. Yorumlarınız benim için çok önemli çünkü benim için enerji onlar.
Hepinizi o kadar seviyorum ki tahmin bile edemezsiniz.
“Yapacağım yolculuğun sadece kendi hayatımda tanıklık olmasını istemiyorum. Doğduğumuz ve yetiştiğimiz ülkemizden, kültürümüzden, canımızı yakan engellerden yolumun üstündekileri de haberdar etmek ve yolumdakilerin benzer engellerinden sizlerin de haberdar olmasını istiyorum. Bunun için Anadolu Otizm Vakfı’nın fahri temsilcisi olarak güzergâhımdaki ulaşabildiğim her otizmliye, İzmir’deki arkadaşlarının mesajlarını ileteceğim.  Bu yolda gördüklerimin ve yaşadıklarımın herkesin ortak dili olan fotoğraflarla insanlara ulaşmasının ve iletmesinin yolculuğumun en önemli amacı olmasını umuyorum”
Sevgilerimle
http://www.anadoluotizm.org/
Tarık GÖK

Leave a comment