Koş Tarık koş :)

Sibirya ekspersinde bilgisayarimin klavyesine cay doktugum icin cok uzulmustum. Biryandan da merak icerisindeydim bu neden oldu diye. Bakalim bu olay beni nereye goturecekti. Pekin’e gelir gelmez Apple store’a gittim. Bana saat 15:00 ‘a randevu verdiler. Henuz saat sabahin 10’uydu. Daha vaktim vr diyerek sehiri biraz gezeyim nede olsa Pekin’deki ilk gunumdu. Yasak kente gitmeye karar verdim. Hem yakinda hemde gorulmese gereken yerlerden biriydi. Yasak kente vardigimda inanilmaz bir sira beni bekliyordu. İceri girseydin Apple’daki randevuma gec kalirdim ve bilgisayarimi tamir ettiremezdim. Buda benim hic hosuma gitmezdi. Kararimi etraftaki parklari gezmekten yana verdim. Uzun mesafe yurudugumden saatin randevuma yaklastigini fark etmemisim. 1 saat sonra Apple’da olmak zorundaydim. Birde otele gitmem lazimdi once. Otelime dogru yururken yanima bir motorsiklet taksi yanasti. Aslinda binmek istiyordum ama parada anlasamayip ben yoluma devam karar verdim. Saat aleyhime isliyordu. Biraz yurudukten sonra bu sefer yanima bisiklet taksi geldi. Adam esmer,kel,zayif ve buram buram alkol kokusu burnumun dibine kadar geliyordu. Nereye gidecegimi sordu. Ben ise Novotel dedim. Ne kadara goturursun diye sordugumda 3 yuan dedi. 3 yuan 1 lira ediyordu. Bisiklet benden hizli da gidebilirdi. Ama tek bir sorun vardi oda uzerimde 50 yuan olmasiydi. Hic bozuk param yoktu. Ona 50 yuanı bozabilirmisin diye sordugumda cebindeki paralara bakip evet dedi. Tamam dedim ve bisiklet taksinin arkasina bindim. Adamin ceb telefonu ile birini arayip konustugunun farkina vardim. Sankide benden gizliyor gibiydide. Biraz kuskulandim, sanki bu isin icinde bir is vardi. Hislerim bana alarm veriyordu. Birsure sonrada adam bisikleti dar sokaklara dogru surmeye basladi. Benim ise kafamda hemen film oynamaya baslamisti bile. Yollar daraldikca beni issiz bir sokaga cekip 3-4 kisi uzerimdeki herseyi alabilir ve ben hatta beni yaraliyabilirlerdi… Hemen adama durmasini soyledim ve taksiden indim. Ona ana yoldan gitmesini soyledim. Oda bana hayir sorun yok, sadece birazcik dar yoldan gidecegimizi ve anayolun cok uzak oldugunu israrla soyluyordu. Hayir dedin anayol. Arkamda dizilmis ordaki insaat iscileri bize bakip guluyorlardi. Ben ise ne yapicagima karar vermeye calisiyordum. Birde kotu bir huyum var bazen yuzlesmek de istiyorum kafamdaki sinyaller ile. Dur bakalim dedim hadi ne olucak gormek istedim. Tamam deyip taksiye bindim. Ama oyle bir oturdum ki her an ayaklanip her tarafa dogru atlayip kacabilecek sekilde. Bayagi bir ilerledikten sonra dar sokaklardan cikip anayola geri geldik. Benim icim biraz rahatlamisti. Hicbirsey olmamisti, sanki guvendeydim gibi. Birsure sonra tekrar dar bir sokaga daldik. Yine tedirginlik basladi. Onumuzdeki sag ve sol aralari kontrol ediyor, herhangi bir durumda bisikletden atlamaya hazirdim. Derken arkadan motorlu taksilerden biri yanasti. Adam irice biri ve suratinda kocaman guven veren bir gulunseme vardi. Yanyana geldiler ve benim taksici bana yandaki taksiye gecmemi istiyor ve daha hizli gidecegimi soyluyordu. Ben ise yan taksiye gectim. Bana sanki ilegal calisiyorlarda biri sokaktan musteri buluyor, ara sokaktan oteki transfer ediyor gibi geldi. O yuzden itiraz etmedim ve yolumuza devam ettik. Şofor giderken yolda gordugu eski evleri bana gosterip ne kadar eski olduklarini anlatiyordu. Bunlar aslinda beni rahatlatma taktikleri idi…
İssiz bir sokaga daha girmistik ve sola donen yolun basinda durduk. Ben ise Novotel burasi degil dedigimde oda bana koseyi donunce orasi Novotel dedi. Daha fazla diretmeden 50 yuani verdim ve para ustunu istedim. Oda parayi alip cebine atti. Arkasindan bana 300 dedi. Ne 300’ü dedim? Cebinden cuzdanini cikarip ustunde sanki tarifeler yazili bir kagidi gosterip 300 dolar dedi. İste o an beynimden yine film seritleri gecmeye basladi. 3 km yol yapip karsimdaki 300 dolar istiyordu, benim boynumda fotograf makinem ve cantamda butun ekipmanim vardi, kapana sıkışmış bir halde kalmiştim ve acele davranmaliydim. Bir sonraki adim kavga ile sonuclanip ya ben ya o yaralanip, yada ben butun ekipmanimi kaybetmis halde otelin yolunu tutabilirdim. 300 dolari duyup butun bunlari saniyesinde dusunup hemen soldaki yolun basina dogru kosturmaya basladim. Uzaktan gecen arabalari girebiliyordum. Anayol cok uzak degildi. Oraya vardigim zaman guvende olucaktim. Adam saskinlik icerisinde arkamdan stop diyerek kosturmaya basladi. Benim bu kadar cabuk harekete gecicegimi tahmin etmemisti. Zannediyordu ki 50 yuani geri almaya calisacagim. Ama baktiki yetisecek sansi yok fazla takip edemeden kosmayi birakti. Karsidan iki yasli cift geliyorlardi ki beni gorunce donup kaldilar. Onlarin yanindan yari ışık hiziyla gectikden sonra anayola ulasip hatta karsidan karsiya bile gecmistim. Artik guvendeydim. Arkama baktigimda adam o sokaktan motoru ile cikip aksi yone surerek yoluna devam etti. Ben ise otele dogru. Sonrasinda dedim ki; Ne çaymış arkadaş. Sibirya treni icerisinde bilgisayarima dokulen çay neler getirecek hayatima diye merak ederken, o bilgisayari tamire gotururken başima gelenlere bakin. Hayat o kadar cok gozden kacirdigimiz zincir olaylar ile dolu ki!

Giden 50 yuan (18 lira) olmustu ama karsiliginda aldigim hayat dersi paha biçilmez idi.
Sevgili arkadaslar. Pekin aslinda anlattigim kadar tehlikeli degil. Ben bir o kadar da guvenli oldugunu dusunuyorum. Benim yasadigim olay istisnadi bir durum. Tumuyle benim yasamam gereken bir olay. Tumuyle şans da diyebilirsiniz. Çin bu bolgelerin en guvenli ulkelerinden biridir. O yuzden sakin yanlis bir fikre sahip olmiyalim.
Paylaşmak istedim:)

Sevgiler
Tarik GOK

Leave a comment