Gokarna – Udupi

Selamlar  herkese:) Evet bayağı oldu  yazamadım herkesten öncelikle özür diliyorum. Bir rehavet çöktü ki anlatamam:) Hampi’den ayrıldım ve gece otobüsü ile Gokarna’ya geldim. Otobüs bugüne kadar bindiğim en turistik otobüs idi. Bir tane bile koltuğu olmıyan ve heryeri yatak olan bir otobüs. Ysni isteseniz bile oturamıyorsunuz usulca uzanma moduna geçiyorsunuz:) Ama bir uyanışım vardı ki anlatamam size. Zannedersem burnumun tavana değmesine 10 cm kaldı. Benim yatak en arkada idi ve en ufak bir sarsinti x10 şiddetinde hissediliyordu. Zannedersem şöför hayatının çukuruna girmişti:) Resmen uçtuğumu hatırlıyorum:) Ve sonra yatağa düştüm. Düşünün yatağa düşmeme rağmen sırtım acıdı. Önlerden ah,uh diye sesler geliyordu turistlerden:) Neyse sorun yok , burası Hindistan ve bütün herşeyi kabullendim ben:) Gokarna’ya sabah 4’de vardım. E haliyle ve tahmin ettiğim gibi 1 tane kalıcak yer bulamadım. Ya resepsiyon uyuyordu yada Shivaratri festivali dolayısıyla yer yoktu. Ben hemen çevik bir hareket ile B planını uygulayıp hemen tuk tuka atlayıp Om Beach e sür dedim.Om Beach’e vardım ve sahile indim. Ama heryer karanlık ve açık hostel yok idi. Birkaç mekanı uyandırdım ama yer yoktu. Yorgunluktan artık kumsala oturup uyumak istedim. Nitekim de öyle yaptım. Sırtımı bir kayaya verdim ve kuma oturup 2 saat uyumuşum. Uyandığımda güneş doğmuştu. Bir baktım ki önümden inek sürüsü geçmiş 🙂 Ayak izleri hala duruyordu. O kadar yakındıkiler nasıl uyanmadım hayret 🙂 Herneyse karşıdan bir kız yürüyordu ve hemen ona sorayım dedim kalıcak yer konusunu. Biraz ingilizce konuştukdan sonra onun Türk olduğunu anladım 🙂 Türk müsün dedim evet dedi:)  Yani sonradan konuştuğumuzda , ben hiç erken kalkmazdım ama o sabah erken kalkıp yuruyesim geldi ve sen ile  karşılaştım dedi:) Beni bulup odama yerleştirmesi gerekiyormuş:) Neyseki artık kalıcak yerim vardı. Om beach’de 1 hafta kaldım ve bence mükemmel idi. Kumsal’da herkes kafasına göre takılıyor ve paket turist yok herşey doğal ve normal. Akşamları 1 ateş yanıyor ve herkes etrafında oturup müzik dinliyor ve birasından yudumluyor. Herşey güzel:)

Shivaratri festivali başladı Gokarna’da. Om beach Gokarna Merkezine 40 dakika yürüyüş mesafesinde idi. Ama ne yürüyüş. Sırılsıklam kalıyorsun terden.Konu açılmışken buralar o kadar sıcak ki anlatamam. Heryer rutubet:( Herneyse Shivaratri festivaline güleyim mi ağliyayım mı bilemedim 🙂 Bence muhteşem idi.  25 metre uzunluğundaki devası tekerlekleri onal bir (nasıl anlatıcağımı bilemiyorum fotoğraflara bakınız:) arabacık’ı 200 kişi halatlar ile çekiyor. Ki çekenler arasında bende varım:) Ve biryandan herkes alete muz atıyor:) Ki muz atanlar arasında bende varım :)) İnanılmaz  idi. Keşke her dini bayram bu kadar eğlenceli olsa. Güzel bir hafta geçirdim Gokarna’da. Bence gidilmesi gereken biryer.

Hareket vakti gelmişti. Ve birsonraki durak neresiydi bilmiyordum. Neyseki kararımı Udupi’ye doğru yol almaya karar vererek yola çıktım. Tren bileti bulamadığımdan 2 otobüs değiştirerek udupi’ye vardım. Otelime yerleştim ve dışarı attım kendimi. Udupi Krishna Tapınağı ile çok ünlü. Muhteşem bir tanipnak gorseli ile birlikte tarihini korumaya devam ediyor.

Shivaratri festivali Udupi’de devam ediyordu. Bu benim için güzel bir süpriz oldu. Gokarna’daki aynı 25 metrelik araç orda da vardı ve yine halat ile çekiyorlardı. Bu sefer karışmadım aralarına. Bırak bensiz çeksinler dedim 🙂 İyi demişim diimi:)  En azından doğru zamanda doğru yerdeydim 🙂 Bu yazımda çok gülücük koyduğumu farkettim , hemen belirteyim 2 bira içtim 🙂

Udupi’de 1 gece kaldıktan sonra bu sefer sefer Kochi Fort tarafına idi. Bide tren bileti alabildim. Göztepe-Karşıyaka maçını Udupi tren istasyonunda karanlık bir köşeye çekilerek 3G ile izliyebildikten sonra trenime bindim ve 11 saat sonra Kochi Fort’a vardım. Bu arada Göztepe’mi de burdan tebrik ederim. Tabik birde dostluk kazansın bence! Hemen konuma geri döneyim:) Kochi Fort güzel bir adacık. Portekiz sömürgesinin izlerini hala taşıyor. Etraf kilise dolu. Hollanda mezarlığı bile var. Çok şey gelip geçirmiş. Ama 3 gece yeticek gibi:) Bu gece son gecem. Yarın Munnar’a geciyorum. 5 saat otobüs. Munnar, Kerala’nın en yüksek dağlarına  sahip ve inanılmaz çay tarlaları. Yani anlıyacağınız hava bir 10 derece düşecek, ki 4 gözle bekliyorum:) Mükemmel bir doğa ve tepecikler. Çok merak ediyorum ve yarın ordayım.

Evet işte Hampi’den sonrası böyle idi. Bana gelince:) Ben çok iyiyim. Uçak biletimi aldım ve ayın 3 ünde İstanbul’a uçuyorum. 10 gün sonra planlarıma göre Hindistan’ın en güney ucu olan ve 3 okyanusun birleştiği kasaba’ya ulaşıcağım. Biliyorsunuz gezimin son durağı olucak burası ve Hindistan’ın en ucuna taş atıcam:) Bütün istediğim bu değilmiydi taş atmak 🙂

Bir taş da size sakladım 🙂 taşın üstüne isimlerini yazdırtmak istiyenler isimlerini yorum olarak buraya  yazsınlar. Gerçekten yazıcam tek tek isminizi ve taşı atıcam. Bekliyorum:)

Ben yazmayı keseyim şimdi.

Bu arada inanın o kadar paylaşmak istiyorum ki her fotoğrafı ama işte paylaşabildiklerim bu kadar. O kadar çoklarki ne benim zamanım yeter nede sergiye birşey kalmaz. Bunlarla idare ederiz diimi?

 

Sizleri seven

 

 

Tarık GÖK

 

Comments (2)

Benim tasimi nerden alacagini biliyorsun 🙂 ustune öz k. Yaz.. tayini kskya ciksin diye de dilek tut. Ozgur kus 🙂

Leave a comment